Roma, Tanrılaştırılmış Julius Sezar Tapınağı II

Roma, Tanrılaştırılmış Julius Sezar Tapınağı
1'den 5'e değerlendirmek için yıldıza tıklayın!
[Toplam: 38 Ortalama: 5]

Geçen hafta yayınladığım yazımın II. bölümünü sizlerin görüşlerine sunuyorum. İyi okumalar…

Yıllarca yaşanan iç savaşlar, çalkantılı dönemler yüzünden 12 yıl sonra artık gücün ve imparatorluğun tek sahibi olan Augustus tarafından yaptırılan tapınağın açılışı geçte olsa gerçekleşti. Aslında, kralların ölümlerinden sonra tanrılaştırılması şeklindeki doğu geleneğini başlatan kişi Octavianus’tur, bu gelenek daha sonra Helen krallarına da geçti. Tapınak M.Ö. 29 yılının 10 Ağustos’unda Sezar’a adandı.

Podyumun arkasında bugün hala görülebilen, Sezar’ın yakıldığı yeri, daha sonra bir yarım daire duvarı kapatılmış, sunak kalıntılarını görmek mümkündür. Bugün bir çatı ile koruma altına alınmaya çalışılmıştır.

Tapınağın, ön tarafında İon düzeninde altı sütun, uzun kenarlarında ise iki sütun, yan ve arka duvarlarında ise Korint düzeninde sütunlarla, bir odadan oluştuğu anlaşılmaktadır.

Sezar’ın başında tasvir edilen yıldız, dönemin sikkelerinden anlaşıldığına göre tapınağın ön cephesinde de resmedilmiştir.

Yapının tamamı arkadan ve uzun kenarlardan Porticus Julia adında bir revakla çerçevelenmişti, pronaosun önünde ise “Rostra ad Divi Julii” duruyordu. Bu genellikle ölen kişilere hitaben yapılan konuşmaların gerçekleştiği kürsülerdi. Zaten bu tapınak bölgesi daha sonra ölü İmparatorlar için cenaze konuşmalarının yapıldığı geleneksel bir yer haline geldi.

İmparatorluk ailesinin üyelerinin cenazelerinde, övgüleri nedeniyle konuşmacıların kürsüsünden sık sık bahsedilirdi ve Hadrianus’un paraları, tapınağın önünde yaptığı insanlara hitaben yaptığı konuşmayı hatırlatıyordu.

Önde Antonios’un gemilerinin ve M.Ö. 31’de Octavianus Augustus’un Anzio savaşından kalan Kleopatra’nın gemilerinin Rostraları bulunuyordu.
(Rostra, antik çağda gemilerin baş kısmındaki süslü mahmuza verilen isim)

Septimius Severus döneminde tapınak, muhtemelen çıkan yangınlarla tahrip oldu ancak hemen restore edilen tapınak, pagan kültünün sonuna kadar ayakta kaldı. 15. yüzyılda çeşitli Papaların, Asilzade aileleri tarafından gerçekleştirilen sütun yağmasından sağ çıkamadı ve platformdan yalnızca birkaç kalıntı kaldı.

Tapınağın en önemli kısımları, sadece güzel mermerler değil, antik çağda mermer kaplı tüf bloklarıyla yapılmış sütunlar ve odanın duvarları komple soyuldu, tüfler de neredeyse tamamen yok oldu. Bu durum sadece bir yağmalamayı değil aynı zamanda Cesare’nin anısını silme isteğini de akla getiriyor.

1898 yılında nişin içinde büyük, yuvarlak bir sunağın temelleri bulunmuştur. Niş, muhtemelen Hristiyanlığın Roma’da zaferinden sonra, Sezar’ın Orta Çağ’da bile bir tanrı olarak değil, bir insan olarak kalan anısına tapınmaya devam eden halka, bunu imkansız kılmak için birbirine çok kötü bağlanmış gri tüften bir duvarla kapatılmıştı.

Tüm Forum gibi Sezar’ın tapınağı da bugünkü şeklini Orta Çağ’daki yağmalardan çok Rönesans’taki yağmalara borçludur. Aslında 16. yüzyılda Papa Julius II, forumun mermer ocağı olarak kullanılması emrini vermiş ve Raphael ve Michelangelo’nun protestoları işe yaramamıştı. O döneme ait tanıklıklar, tapınakların ve sarayların o dönemde hâlâ oldukça sağlam olduğunu gösteriyor.

Her pazar saat 09:05 te yeni bir yazı ve konu ile karşınızdayım…

Hayat paylaşınca güzel!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

WhatsApp İletişim