Bugün yazımda İtalya Bologna’da oldukça ilginç ve bir kilise yanında bulunan özel bir bölümde sergilenen, toprak heykellerden bahsetmek istiyorum. Tamamen sanat eseri olan bu heykeller o kadar canlı ve gerçekçi ki izleyenleri şaşırtıyor.
“Büyük bir halk topluluğu İsa’nın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan, ağlayan kadınlar vardı. İsa bu kadınlara dönerek, ‘Ey Yaruşalim (Kudüs) kızları, benim için ağlamayın. Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın” (Luka 23, 27-28)
“Ama İsa’nın bütün tanıdıkları ve Celile’den O’nun ardından gelen kadınlar uzakta durmuş, olanları seyrediyorlardı.” (Luka 23, 49)
İnsanoğlunun yaptığı heykellerin bu kadar gerçekçi olması ve hatta hatta çığlık atması mümkün olabilir mi?
Evet, tabii olabilir. Çarmıha götürülen ve sonrasında çarmıhtan indirilen İsa’nın peşinden giden/başında duran ilk inanan Hristiyanlar acı içinde ağıtlar yakmakta, ağlamaktadırlar. Acı, ızdırap ve çaresizliğin sesi heykellere en son detaya kadar işlemiş/betimlenmiştir.
Güney İtalyalı bir heykeltraş olan Niccolò dell’Arca tarafından 1490 yılında Toprak/Terracotta’dan yapılmış bu heykeller bugün 13.YY ilk yarısında inşa edilmiş Bologna’daki Geç Barok Santa Maria della Vite Kilisesi’nin yanındaki ayrı bir bölümde sergilenmektedirler.
Bu heykellere ‘Cansız & Ruhsuz’ demek, bence acımasız bir yargı olur…











