Ana içeriğe atla

İtalya'da Rehber Ahmet Aybar

Venedik, Haçlı Seferleri & San Marco’nun Bronz Atları II/II

Venedik, Haçlı Seferleri, San Marco'nun Bronz Atları II
1'den 5'e değerlendirmek için yıldıza tıklayın!
[Toplam: 30 Ortalama: 5]

Tarihin En Büyük Yağması…

Haçlılar İstanbul’u, 1099 yılında Kudüs’ü zapt ettiklerinde yaptıkları korkunç katliama muadil bir vahşetle yağmaladılar. Bir şehrin böylesine yağma ve tahribinin tarihte benzeri yoktur.

Olayın görgü tanığı Batılı yazarlar bile, Haçlıların vahşet ve çılgınlığından dehşete düşmüşlerdi; kaleme aldıkları eserlerinde bu olay yüzünden duydukları utancı açıkça belli etmişlerdir. 900 yıl boyunca Hristiyan dünyasının merkezi olan İstanbul bu yağma sonunda bütün ihtişamını, zenginliğini, sanat eserlerini, her şeyini bir daha yerine gelmeyecek şekilde kaybettiği Hristiyan yazarlar tarafından da teyit edilmiştir.

Şövalyeler erkek, kadın, yaşlı, çocuk demeden herkesi öldürüyor; fakir evlerini bile tahrip ediyorlardı. Saraylılar, asiller, genç kadınlar, kızlar hatta rahibeler bile gözü dönmüş Haçlıların tecavüzüne kurban oldular.

Üçüncü günün sonunda “Şehirler Kraliçesi” Konstantinopel, İstanbul bir harabeye dönmüş şekilde vahşi ve mağrur Avrupalı barbarların ayakları altında serilmiş yatıyordu.

Haçlılar bu büyük yağmadan sonra İstanbul’da 1261 yılına kadar sürecek Latin İmparatorluğunu kurdular. Aleksios’un damadı Theodoros Laskaris İmparatorluğu İznik’e taşımak zorunda kalacak kalan halk canını kurtarmak için ya din değiştirip Katolik olmak zorunda kalacak, ya da arkasında her şeyini bırakıp İznik’e mecburi göç edecektiler.

Quadriga Atları:

Yapıldığı dönem tam olarak bilinmeyen Bronz Atlar, Antik Dönemlerde yani MÖ. 4 yüzyılda ünlü heykeller dökücüsü Lysippos tarafından yapıldığı ve I. Thedosius döneminde bugünkü Sakız Adası’ndan (Chios) Konstantinopolis (İstanbul) Hipodromuna getirildiği düşünülmektedir.

Heykel grubunun bakır malzemeden yapılmış, üzeri altın varakla kaplanmış olup zamanla aşındığı için heykeller bugünkü toz yeşili rengini almıştır.

Atların gerçekçi görünümü ile ilgili olarak toynaklarının karakteristik özelliklerinden yola çıkılarak yapılan araştırmalarda, model alınan atların Makedonya-Pers denilebilecek bir ırkı temsil ettiği görüşü hakimdir. Detaylara baktığımızda atların dişleri, damarları gibi detaylar açık bir şekilde heykele yansıtılmıştır.

Hipodromu süsleyen anıtların en ünlüsü olup, Quadriga adı verilen zafer arabasını çeken dört bronz at heykelidir. MÖ 4. YY veya MS 2. YY dan kaldıkları sanılmaktadır.

Antik dönem kabartmalarında sıkça karşılaşılan Quadrigaların antikçağdan günümüze kalan tek örnekleridirker. Heykeller baş, gövde ve kuyruk olarak parçalar halinde dökülmüş ve lehim ile birleştirilmiştir. Tüm yazıtlarda heykellerin bronz olduğu belirtilmesine rağmen, karışımda büyük oranda bakır kullanılmıştır. Heykellerin metal karışımı 98% bakır, 1% kurşun ve 1% kalaydır. Işığa daha çok maruz kalan bölümler daha yoğun altın varak ile kaplanarak zamanında heykellerin parlaklığı artırılmıştır.

Günümüzde San Marco Meydanını Süsleyen Çalıntı Atlar:

Enrico Dandolo’nun emriyle, bu dört at heykeli, bir gece ansızın Venedik’e taşındılar. Sabah kalktıklarında atları göremeyen şehir ahalisi, hemen İznik’te mecburi bulunan İmparatora haber yolladılar. İmparator, atları götüren gemileri yakalamak için elindeki donanmayı görevlendirmesine rağmen yakalayamadığı tarihçiler tarafından iddia edilir. Daha sonra İstanbul’dan çalınan bu atlar San Marco katedralinin süslenmesinde kullanılmıştır.

Quadriga Atları’nın Fransa macerası:

1797 yılında imzalanan Venedik Cumhuriyeti’nin sonunu belgeleyen Campo Formio antlaşması ile İtalya’nın kuzeyini ele geçiren Napoleon Bonaparte, Quadriga atlarını ganimet olarak Paris’e göndermiştir. Atlar, Paris girişindeki Zafer Takı inşa edilince, 1807 yılında onun üzerine yerleştirilmiştir. Ancak atların Paris misafirlikleri kısa sürmüştür. Napolyon’un 1815 yılındaki düşüşünün ardından, atlar Venedik’e geri gönderildiler.

Venedik Quadrigası’nın atları 1980’li yıllarda dış şartlardan zarar görmemeleri için San Marco Bazilikasının içine alınırken, yerlerine kopyaları/replikaları yerleştirilmiştir.

Hayat paylaşınca güzel!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.