Roma İmp. Zama Muharebesi

1'den 5'e değerlendirmek için yıldıza tıklayın!
[Toplam: 69 Ortalama: 5]

Değerli okuyucularıma ve takipçilerime bu hafta M.Ö. 19 Ekim 202 yılında yani tam bu günlerde gerçekleşmiş ve Roma tarihi için çok önemli bir savaştan, Zama Muharebesinden bahsetmek istiyorum. İyi okumalar…

Zama Muharebesi II. Pön Savaşının son muharebesidir. Savaş M.Ö. 19 Ekim 202 yılında Kartaca’ya yakın Zama şehrinde geçer. (bugün Tunus) Bu savaş Romalıların kesin falibiyeti ile sonlanmıştır. Hannibal 20 yıl süren Avrupa seferinden dönmüş ve Afrika kıtasında Sousse şehrindedir ve Kartaca Parlamentosu/Yöneticileri tarafından Kartaca’ya geri çağrılmıştır.

Romalı ünlü komutan Publius Cornelius Scipio M.Ö. 205 yılında Konsül olarak atanmıştır ve bu savaşı (II. Pön Savaşı) bitirmek ve kesin galibiyeye ulaşmak için bir plan yapar. I. Pön Savaşında Hannibal’in Savaşı İtalya toprağına çekerek bir taktik uyguladıysa, Scippione’de aynı taktik ile savaşı Afrika’ya çekmeye karar verir.

Başlangıçta, Roma Senatosu bu plana sıcak bakmamaktadır. Ancak Scipio’ya gönüllü ve paralı asker toplaması için izin de verirler. Bir başka deyiş ile Roma Askeri ilk etapta göndermek istemezler. Ancak ünlü komutan zaman içerisinde savaşı kazanmaya başlayıp, Roma hazinesine ganimetler yollayınca senato ikna olmaya başlayacaktır. Aynı zamanda, Romalılar Afrika Kıtasında kendilerine müttefikler de bulmaya başlamalıdırlar. Özellikle Numidya Bölgesi Prensi Massinissa (bugün Moritanya) ile anlaşıp prensin kral olma isteğine destek vermesi karşılığında prensin atlı süvarilerini de Roma ordusuna katarlar.

Hannibal’in 36.000 piyadesine karşılık Scipio’nun 29.000 piyadesi vardı. Hannibal’in ordusunun üçte biri Kartaca vatandaşı askerlerinden oluşuyordu ve Hannibal’in İtalya’da büyük bir başarıyla istihdam ettiği Numidian süvarilerinin çoğu Romalılara sığındığından, Romalılar Kartaca’nın 4.000’ine karşı 6.100 süvariye sahipti. Hannibal’in ayrıca 80 savaş fili de vardı.

Scipio, savaşı Afrika’ya taşıyınca ve başarılı da olunca Hannibal Kartaca’dan gelen bir emir ile eve dönmek için çağrılır. Kartaca Ordusu daha büyük olmasına ve savaş fillerin de sahip olmasına rağmen (o zaman için savaş fillerine sahip olmak savaşlarda bir üstünlük sebebiydi), İyi bir taktik ile savaşı kendi tarafına çeker. Her iki komutan savaş alanında karşı taraf ordularını çevreleyerek, savaşı kendi lehlerine çevirmek istemektedirler. Hannibal filleri önden yürüterek, Roma ordusunu dağıtarak ilerlemek istemektedir, ancak olaylar istediği gibi gelişmeyecektir.

Scipio yaptığı savaşlar sırasında filleri incelemiş ve bu hayvanların zayıf noktalarını bulmuştur. Filler panik halde/ürkünce kendi ordusu için daha büyük bir risk olabilmekte ve kontrolleri imkansız hale gelebilmekteydi. Roma Ordusu bunu sağlamak için yüksek dozda gürültü çıkararak hayvanları ürkütmek amacı ile trompet çalmaya başlarlar ve Romalı askerler filleri taşlarlar. Fillerın bir kısmı yanlara kaçıp ürkerken, diğer büyük bir kısmı ise Romalıların üzerine doğru koşacakları planlanmaktaydı ve istendiği gibi de olmuştu.

Scipio o zaman için bir taktik dehası olarak ve doğru tahmin ile askerlerini yatay düzende değil, dikey düzende sıralar ve üstlerine gelen filleri aralarını açarak oluşturdukları boşluk/yollardan arkaya doğru yönlendirirler. Bu karambolü değerlendiren Romalı ve Numidyalı süvariler Kartaca süvarilerine karşı giderek, geri püskürtürler. Piydaler de arkadan dolaşarak ve hücum ederek tüm Kartaca Ordusunu yok ederler. Bu alışılmadık taktik ile ve sonuçta Roma’dan 4000, Kartaca’dan 24000 ölü ve 10000 esir ile Roma bu savaşı net bir şekilde kazanmıştır.

Hannibal kaçarak canını kurtarmıştır, ancak artık ordusu ve prestiji kalmamıştır. Ya esir olacak, ya da kaçacaktır. Çocukluğundan beri esir olmaması yönünde babadından aldığı telkinler döğrultusunda kaçmak tek çaredir. Savaştan on gün sonra Kartaca Savaş Delegasyonu Scipio’ya gidecek ve barış anlaşması yapmak isteyecektir. Roma doğal olarak çok sert şartlar öne sürecektir. Öncelikle Kartaca Hispania bölgesi Roma’nın bir eyaleti olacak, ayrıca Kartaca zamanın Süper Gücü vasfını kaybedip, Roma’nın Clientesi (Sömürge) olacaktır. O dönemde Clientes ordunun ve deniz gücünün minimuma indirilmesi, tüm savaş fillerinin Roma’ya teslimi ve paralı asker beslemesinin yasaklanması ve Roma’nın izni olmadan hiç bir savaşa dahil olamaması manasına gelmektedir. Ve tabii 50 yıl boyunca savaş tazminatı ödemeye de mahkum olacaktır.

Ancak tüm bu ağır şartlara rağmen Kartaca’nın sonu bu şekilde gelmemiştir. Şehir konumu, verimli hinterlandı sayesinde ve ticaret yaparak tekrar ayağa kalmış ve zenginleşmiştir. M.Ö. 152 de bir Roma Delegasyonu ile Yaşlı Catone Kartaca’ya ziyarete gidince, şehrin zenginliği onu şaşırtmış ve korkutmuştur. Bu zenginlik ve güç olduğu sürece Roma hiç bir zaman rahat olamayacak, her zaman bir baş kaldırma/ayaklanma riski olacaktır. Catone, her yaptığı konuşmayı/söylevi konu farklı olsa dahi şu ünlü cümle ile birirmeye özen gösterecektir: “Ceterum censeo Carthago delenda est.” (Sonunda düşünüyorum ki Kartaca yok edilmelidir.) Üzerinden bir kaç yıl geçse de Romalılar Yaşlı Catone’yi dinlerler ve Kartacayı yok ederler.

Kartaca’nın yok edilmesi, Hannibal’in ve Scipio’nun sonlarını başka bir yazımda detaylı irdeleyeceğim ve sevgili takipçi/okuyucularım için kaleme alacağım.

https://maps.app.goo.gl/ZkJu4oHG9xX7nCJN8

Hayat paylaşınca güzel!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

WhatsApp İletişim