Bu hafta yazımda her hafta olduğu gibi, değerli Blog Takipçilerime & Misafirlerime Roma İmparatorluğu, Roma ve/veya İtalya hakkında ilginç bir konudan bahsetmek istiyorum.
Özellikle Avrupa ve Amerika’dan gelen misafirlerimin büyük ilgi gösterdiği Napoli Sansevero Örtülü İsa Heykelini yazdım. Huzurlu okumalar…
Napoli’nin ziyaretçilerine sunduğu enfes manzaralar ve tatlar dışında, tarihi eserler arasında Örtülü İsa çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu şapel ve içinde bulunan heykel turistlerin, meraklıların, uzmanların ve akademisyenlerin her zaman ilgisini çeken en popüler ve gizemli olanlardan biridir. Antonio Corradini’nin ölümünden sonra eser Sansevero Prensi Raimondo di Sangro tarafından Giuseppe Sanmartino’ya sipariş edilmiştir. 1753 yılında tamamlanmış bugünde, gerçek bir şaheser olarak kabul ediliyor.
Dünyanın her yerinden gelen turistler 2006 yılında “Napolitan Şehrinin Anıt Sembolü” olarak ilan edilen bu sanat eserini görmek/incelemek için her gün Napoli’nin en tarihi kısmında bu Şapeli ziyaret ediyorlar.
Orkestra şefi Riccardo Muti, Mozart Requiem’inin kapağında bu yüzü kullanmıştır. Ünlü Yönetmen Ferzan Özpetek “Napoli’nin Sırrı” filminde bize çok yakın kamera çekimleri ile bu heykeli bize gösterdi ancak onu hiç canlı görmediyseniz, heykelin büyüklüğünü hayal etmeniz biraz zor.
Sansevero Şapeli & heykel
Örtülü İsa’nın şehrin en eski semtlerinden birinde, Sansevero ailesinin sarayının yanında, gene ailenin adıyla anılan ünlü Cappella Sansevero’da ve “Spaccanapoli” caddesinin de çok yakınındadır. Giuseppe Sanmartino, gerçek bir beceri testini temsil eden ve İsa’nın bedenini kaplayan ve onun tüm vücut detaylarını ortaya çıkaran şeffaf bir örtü ile sanki örtülü ve 180×80 boyutlarında bir heykel yaratmıştır.
Örtülü İsa‘da İsa’nın acı çekmiş, Roma Askerleri tarafından yaralanmış vücudu, aldığı darbelerin izleri ile bir bedenin tüm insani acısı net olarak görülmektedir. İsa Mesih’i örten örtü, eseri sanki şeffafmış gibi şekillendirirken, yüzün ve vücudun detaylarının gösterilme sanatı neredeyse bir mucize halindedir.
Burada yatay heykelde İsa çarmıha gerildikten hemen sonra çarmıhtan indirilmiş ve ölmüş olarak tasvir edilmektedir, ama en enteresan kısmı onu örten kefendir. Bu kefen ince bir perde gibi şeffaf ve hafiftir, perde altındaki her şeyi görmesine olanak tanır. Uyuyan ve huzurlu yüzü, ayak ve ellerindeki delikler, saçları, vücut kasları gibi… Yan tarafta ise İsa’nın vücutundan çıkarılan çiviler ve bir pense de görülür.
Örtülü İsa efsanesi
Efsanelere ve hikayelere konu olacak kadar göz kamaştırıcı olan eser, bu hikayeler ile çekiciliğini daha da artırıyor. Çalışmayı yaptıran Raimondo di Sangro, renkli bir kişiliğe sahipti ve bir simyacı olarak biliniyordu. Hayatı birçok hikayelere ve efsanelere konu olmuştur. Bunların arasında en önemlisi ve bilineni ise İsa’nın üzerinde bulunan örtünün efsanesidir. Efsaneye göre Raimondo di Sangro bir deney yapmış, başarılı olmuş ve simyacılık marifeti ile bir örtüyü mermere dönüştürmüştür.
İki yüz elli yılı aşkın bir süredir bu esere hayranlık duyanları hayrete düşüren, şaşkınlık içerisinde uzun süre kendisine bakılmasını sağlayan bu eserde, pek çok kişi, di Sangro nun gerçekten bir örtüyü mermere dönüştürüldüğüne inanmalarıdır. Ayrıca efsane Sansevero Şapeli’nden de beslenmektedir. İçeride eserin bulunduğu büyüleyici salonun hemen yanında, başka bir küçük odada, bir kadın ve bir erkeğin vücutları halen görülmektedir. Sadece vücut değil, bu kişilerin en ince detayına kadar kan dolaşım sistemlerine dair detaylarda gözler önündedir.
Gerçek hikaye
Örtülü İsa aslında tamamen mermerden & tek blok taştan yapılmış bir eserdir. Banco di Napoli Tarih Arşivi’nde bu eserin hakkında ve her şeyi ve gerçek hikayesini anlatan/kanıtlayan bir belge vardır. Bu belge bize göstermektedir ki, Giuseppe Sanmartino’ya elli dükalık bir ön ödeme yapılmış ve bunu kanıtlamak için, bir evrak Raimondo di Sangro tarafından da imzalanmıştır. 16 Aralık 1752 tarihli tapuda Prens açıkça şöyle yazar: “Ve benim için yukarıda adı geçen elli düka, Rabbimiz’in mermerden bir örtüyle örtülü heykeli adına (heykelini yapmak için) muhteşem Giuseppe Sanmartino’ya ödeniyor…”.
Prens, fizikçi Jean-Antoine Nollet ve Crusca akademisyeni Giovanni Giraldi’ye yazdığı mektuplarda da bu örtüyü “Heykelle aynı bloktan yapılmış” olarak tanımlıyor ve bu da kuvvetli bir kanıt olarak günümüze kadar gelmiştir. Di Sangro’nun en önemli biyografi yazarı olan Giangiuseppe Origlia’da heykelin tüm parçalarının aynı mermerden olduğunu ve şeffaf gibi görünen bir örtüyle kaplı olduğunu yazmaktadır.
Bu anlatılan efsanelerin tersine bir simyacı işi ve tülün mermerleştirilmesi değil, tüm zamanların en büyük heykellerinden biri olan eşsiz bir çalışmadır. Antonio Canova, böylesine muhteşem bir heykel yaratmak için hayatının 10 yılını adadığını kendisi de ifade etmiştir.
https://maps.app.goo.gl/wqFczdN3DC1sWakv9
















