Bu yazımda belki Roma’nın Türk Misafirler tarafından çok az bilinen ancak bilindikçe ve ziyaret edildikçe daha da ünlenen ve daha fazla ziyaretçi çeken bir anıtından bahsedeceğim. Ara Pacis Roma’nın aynı ad ile anılan ünlü müzelerinden biri ve olan İmparator Augustus’a adanmış harkulade bir eser.
Bu ilginç müze içinde Roma’nın önemli tarihi eserlerinden olan sunağı ve onunla ilgili bazı eserlerin yanında, İmparator Büstleri ve sık sık değişen geçici sergilere de ev sahipliği yapmakta.
Roma İmparatoru Augustus için yapılan bu sunak, Galia ve Hispania’daki savaşlardan sonra sağlanan barışı (Pax Romanum) simgelemektedir.
Roma Senatosu, M.Ö. 13’te İmparator Augustus’a sağladığı barış için şükranlarının göstergesi olarak bir sunak inşa etmeye karar verdi. Ara Pacis Augustae veya Türkçe hali ile Augustus’un Barış Sunağı olarak adlandırılan bu harikulade eserin tam 4 yıl sonra, 9 Ocak M.Ö. 9’da da açılışı yapıldı. Tam 9 Ocak tarihinde açılmasının bir özel sebebi de vardır. Bu tarih aynı zamanda Augustus’un eşinin doğum günüdür. İşte o yüzden sunağın açılışı tam bu güne denk getirilmiştir. Aynı anda Roma İmp. hüküm süren barışın anısına, hem kazanılan zaferlerin anısına, hem de Roma Barış tanrısına (Concordia) adanmış olan sunak, bu tarihte Roma senatosu tarafından da kutsanmış ve açılmıştır.
Yapılırken gizli amacı esasen İmparator Sezar Augustus için bir propaganda eseri olsa da, halka sunulan/gösterilen amacı başkaydı. Roma’nın ilk İmparatoru olan Augustus’un Roma’ya getirdiği barış ve refaha adanmış muhteşem bir anıt olması ve halkın bu barışı kutlaması ve tanrılara adaklar sunmaları için bir sunak olmasıydı.
Roma İmparatorluğu için önemli bir yere sahip olan bu ünlü sunak beyaz mermerden yapılmış ve imparator ve ailesinin tanrılara kurban sunmasını tasvir eden pek çok işleme ve kabartmaya sahiptir. Genel olarak zafer ve barışı vurgulayan bu sanat eseri, aynı zamanda Roma dindarlığına da atıfta bulunmaktadır. Ara Pacis, Latince de ‘’Görkemli Barışın Sunağı’’ anlamına gelmektedir. Bu eşsiz Roma sunağının doğu ve batıda olmak üzere iki kapısı bulunmaktadır. Doğu kapısı din adamlarının girişi için tasarlanmıştır. Sunağın batı yönündeki kapısı ise kurban edilecek hayvanların sunağa getirilmesini sağlamaktadır. Yapının içinde bulunan ve tanrılara adanacak kurbanların kesimi için kullanılan masa, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken bir detaydır. Sunağın iç kısımlarında, tıpkı dış kısımlarında olduğu gibi aristokrasiyi ve kurban törenlerini anlatan/betimleyen pek çok süsleme bulunmaktadır. İçinde bulunduğu müze ile aynı adı taşıyan tapınağın minyatürleri misafirler tarafından yüzyıllar sonra hala büyük bir hayranlıkla izlenmektedir. Müzede ayrıca bazı Roma İmparatorlarının büstleri de yer almaktadır. Bugün bu anıt hakkında bu kadar detaylı bilgiye sahip olmamızı belki de dönemin tarihçi ve yazarı Strabon’un anıt hakkında detaylı yazılarına borçluyuz.
Bu mermer anıt, İmparatorun Hispania (İspanya, Endülüs) ve Galya’daki (kısmen Fransa) başarılı seferlerinin ardından tüm İmparatorluk bölgesine getirdiği huzur döneminin kutlanması içindi. Orjinal yeri, şehir surlarının dışında, bugünkü Via del Corso olan Via Flaminia üzerinden kuzeyden Roma’ya ulaşan geniş bir alan olan Mars Alanında bulunuyordu. Burada lejyonlar savaştan döndükten sonra arınma ayinlerini gerçekleştirirdiler. Bu arınma ayinleri savaş döneminde verilen karar ve yapılan her türlü vahşetin dışarıda kalması ve şehre girdikten sonra tüm Roma Vatandaşlarının eşit olduğunun hatırlanması ve hatırlatılmasından ibaretti.
M.S. 2. yüzyıldan itibaren anıt unutulmaya yüz tuttu. zaman içerisinde Tiber’in getirdiği/taşıdığı çamurla kaplandı ve kentin yeniden yapılanması onun nihai kaybının ana sebebiydi. Bir çok tarihi eserin başına gelen akibetin aynısı Ara Pacis’in de başına geldi ve taşları kısmen sökülerek başka yapıların temellerinde kullanıldı. Anıt, 20. yüzyılda bir Rönesans binasının temelleri kazılırken Mars Alanında tekrar keşfedildi ve gün yüzüne çıkarıldı. Sonrasında Tiber Nehri kıyılarına kadar getirildi ve bugün halen net olarak görülen Augustus Mozolesi’nin hemen yakınına yerleştirildi.
Bugün Ara Pacis nedir?
Antik Roma’nın en önemli anıtlarından biri olan eser, hayvanların kurban edildiği kutsal bir alan, bir tapınak işlevi görüyordu ve yalnızca rahiplerin ve Vestal Bakirelerinin içinde kalmasına izin veriliyordu.
Anıtın asıl yapı taşı Carrara mermeridir ve kapalı, korumalı bir alanda yer alır. Muhteşem dekorasyonunda en göz alıcı nokta, Augustus ve ailesinin geçit töreninde tasvir eden çeşitli rölyeflerdir. Roma’nın kuruluş hikayesi ilgili çeşitli alegoriler de vardır.
1995 yılında bugün içinde bulunduğu cam küre şeklinde modern binanın açılışı yapıldı. Bu bina, tarihi eseri onlarca yıldır rahatsız eden nemden, dış unsurlardan ve tehlikelerinden korumaktadır.
Ara Pacis hakkında merak edilenler…
Anıtın esasen mermerden yapılmış bir kahramanlık hikayesi olduğununu biliyor muydunuz? Bu anıt şimdiye kadar Latince yazılmış en büyük kahramanlık destanı olan Aeneid ile karşılaştırılabilir. İmparator Octavius Augustus’un ihtişamına ve liderliğinin Roma’nın büyüklüğüne söylenen ve sonsuz geleceğine, ölümsüzlüğüne söylenen bir ilahidir de aynı zamanda.
Anıt yakın zamanlarda kirlilikten ve doğanın negatif etkilerinden korunması için Richard Meier tarafından camdan bir bina ile kapatıldı. Bu modern yeni binada ayrıca geçici sergiler için yer altı sergi alanları da bulunuyor.
Müzenin dış duvarına kazınmış yazılar nelerdir?
Augustus ölümünden önce bir tür siyasal vasiyetini kaleme aldırdı. Bu tür ısmarlama bir vasiyetin, Roma İmparatorluk tarihinde başka bir örneği yoktur. Bu siyasal vasiyet o dönemde İmparatorluk sınırlarında ağırlıkla konuşulan iki dillidir. Bu diller Eski Yunanca ve Latinceydi. Olayın ilginç tarafı Roma İmparatorluğunun ilk İmparatoru Augustus bu vasiyetin Res Gestae Divi Augusti, üç farklı yerde üç farklı tapınağın duvarlarına kazınmasını istemiştir ve bu üç Roma şehirde bugün Modern Türkiye’nin sınırlarındadır. Bir tapınakta Latince, bir tapınakta Eski Yunanca olarak kazılmış vasiyetnamelerden bugün pek bir şey kalmamıştır. Ancak en güzeli ve iki dilli olan üçüncü ve en ünlüsü zamana direnmiş ve bugün halen ayakta Ankara Hacı Bayram Camisinin yanında bulunan zamanının Augustus Tapınağının (artık tapınak yoktur) dev duvarının yüzeyindedir.
Kısaca özetlemek gerekirse, Ankara’da Hacı Bayram Camisi’nin bitişiğindeki Augustus Tapınağı’nın duvarlarında Latince ve Eski Yunanca yazılmış tam metin okunabilmektedir, ayrıca Antiokheia’da (Yalvaç) Latince ve Apollonia’da (Uluborlu) eski Yunanca yazılmış parçaları ele geçen bir tür siyasal vasiyetname olan bu yazıtın başka yerde izine rastlanmamıştır.
Ara Pacis’in yeni yerine taşınması sonrası bu enfes eserin yan duvarına Hacı Bayram Camii yanında duvarda görülen vasiyetnamenin bir kopyası kazınmıştı ve bugün ziyaretçilerini beklemektedir.
Neden Ara Pacis’i ziyaret etmelisiniz?
Tiber Nehri kıyısındaki bu müze, M.Ö. 9. yüzyıldan kalma bir kurban sunağı olarak İmp. Augustus’a adanmıştır. M.Ö. yıllarda Roma’nın kültürel mirasını korumak amacıyla yaratılmıştır. Yeni bina, ileri düzeyde çürümekte olan eserin korunması için en ideal ortamı sağlamaktadır ve bu bir teknoloji harikasıdır aynı zamanda…
Bina, Tiber yolu ile MÖ 28’den kalma Augustus Mozolesi’nin dairesel sınırı arasında şeffaf bir bariyer oluşturan yüzeysel bir platform tarafından yükseltilmiş bir seviyedeki uzun bir cam sundurmadan oluşuyor. Bu binanın asıl amacı antik sunağı korumak olsa da bina, arkeolojik konulara adanmış geçici sergiler ve yapılar ile zamanının ötesinde bir Augustinus kültürü dijital kütüphanesi için alan sunuyor.
https://maps.app.goo.gl/NkHrmWKvejt9Zc6Q9





































