Bugün değerli okuyucularıma kanımca dünyanın en enteresan kazı/ören yerlerinden olan ve Napoli yakınlarında bulunan Ercolano‘dan bahsetmek istiyorum. Ne kadar Pompei daha ünlü ve daha çok ziyaret edilen bir nokta olsa da, bence eğer zamanınız varsa siz Ercolano’yu kaçırmayın. Beraber bu enfes şehri ziyaret edelim, tüm detaylarını anlatayım.
Tarihçi, coğrafyacı ve filozof Strabon, yaşadığı dönemde bilinen yerlere yapılan göçlere ve hangi milletlerin nerelerde yerleştiği üzerine çalışmalar yapmıştır. Bugün Amasya ili sınırlarının içinde varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Dünyanın ilk coğrafyacısı kabul edilir. Olgunluk çağında 43 cilt ve Polybios tarihinin bir devamı kabul edilen Historica Hypomnemata (Tarihi Hatıralar) adlı bir eser yazmıştır.
Strabon’a göre Ercolano (Herculaneum) şehri ilk önce Opiker/Oskerlerin sonrasında Etrüsk, Pelasgların ve Smanitler yerleşimi olmuştur. Ancak daha çok bilinen/anlatılan Mitolojik hikayeye göre ve tabii Halikarnaslı Dionysius’un anlatımına göre Herkül (Roma Mitinde adı) Herakles (Yunan Mitinde adı) İberya’dan (bugün İspanya) Yunanistan’a (Olympos Dağına) dönüş yolunda önce Roma’ya uğramış orada yaşadıklarından sonra dinlenmek için durduğu yerde enfes konumu sebebi ile kendi adını taşıyan bu şehri kurmuştur.
Pompei & Stabia ile birlikte Ercolano‘da (Herculaneum) Etrüsklerin Necerian Şehri Birliği içinde müttefiktiler. Bu birliğin diğer adı Oniki Şehriler Birliği idi ve başlıca üyeleri bu üç şehri dışında Arezzo (latince Arretium), Cortona, Perugia (Perusia), Tarquinia (latince Tarquinii) gibi şehirlerdi.
Roma İmp. karşı birlik olarak ayaklanmaları belki de bu birliğin sonu ve Ercolano için bir başlangıç oldu. M.Ö. 89 yılında İmp. Titus Didius’un bir komutanı olan Sulla tarafından şehir kuşatıldı ve alındı. Sonrasında şehri Roma İmp. Orta ve Güney Bölgesinin bir parçası olmuştu.
Şehir özel bir şehirdi, deniz kıyısında, Vezüv’ün eteklerinde, iki nehrin arasında, doğal bir limana sahip ve iki tarafından doğal ormanlarla çevrili başka bilinen bir örnek antik dünya için yoktu. Bu konum şehri hemen özel bir şehir konumuna yükseltecekti.
İmparator Augustus döneminde şehirde önemli ve oldukça kapsamlı inşaat faaliyetlerinin, kamu ve özel yapılar olmak kaydı ile, başladığı ve şehrin bambaşka bir çehreye büründüğü bilinmektedir. Tiyatro, Nonius Balbus Bazilikası, Terası & Heykeli (Romalı bir Senatör), su kemerleri, halka açık çeşmeler, Castella Akvaryumu, Kutsal Bölgede Tapınaklar, şehri dışında halk hamamları ve şehrin içinde buunan asilzadelerin hamamları, spor salonları bu yapıların başında gelmekteydiler.
Ancak M.S. 62 yılında meydana gelen büyük deprem bu yapılar ile birçok sivil yapının da yıkılmasına harap olmasına sebep olmuştur. İmparator Vespasian (Kolezyumun Banisidir) bu yapıların yıkılanlarını tamir ettirmek, yeniden yaptırmak için emek ve para desteği yaptığı bilinmektedir. Bu binaların en önemlileri de Bazilika (İmp. Claudius zamanında yapılmıştır), spor salonları ve Magna Mater Tapınağıdır. (Bu tapınak halen kazılmamıştır.) Ayrıca bir çok sivil yapının tekrar ayağa kaldırılması için destek vermiştir.
Şehir çok büyük değildi hatta Pompei’e kıyasla oldukça mütevazi ancak çok daha lüks yapılanması olan bir şehirdi. Tahmini sur içindeki yüz ölçümü 20 hektar ve nüfusu 4000 kişi kadardı. Bugün ziyaret edilen alan yaklaşık 4,5 hektar kadardır yani 1/4 den bile az.
İlk kazılar şehirde 18. YY da yapıldı ve bunlara arkeolojik kazı demek pek doğru olmaz. Kazı şekli daha çok define avcılığı mantığı ile yapıldı ve yeraltı tünelleri kazılarak ve tabii şehre büyük zararlar verilerek gerçekleşti. Birçok kamu binası, sivil yapı ortaya çıkarılmasına karşın bugün varlığı bilinmekle birlikte yeraltında olan çok yapı vardır. Ayrıca şehrin dışında da (ana kazı alanı dışında) bazı kazılar yapılmış ve bazı yapılar gün yüzüne çıkarılmıştır, bunlara en güzel örnekler tiyatro, Papirus Villası, Nonius Balbus Bazilikası gibi…
Klasik dönem şehir planları göz önüne alınırsa en az üç doğu-batı ekseninde (Decumani) olmalıdır ancak günümüzde bunlardan bugüne kadar sadece iki tanesi ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Decumanileri dik açı ile kesen ve kıyıya paralel uzayan Cardi ler (tekil Cardo) ler tipik bir Yunan Şehir yapısının ana caddeleridir. Bunlardan da üçüncü, dördüncü ve beşinci kazilmiş, ilki ve ikincisi halen toprak altındadır.
İlk kazı çalışmalarının 1738 sonlarında başladığı ve açılan delikler ile aşağı inilerek tünel tekniği ile kazıldığını biliyoruz. Bu yanlış teknik 1828 e kadar devam etti. Modern kazı teknikleri ile açık kazılar ilk defa 1875 yılında başlamıştır. Sonrasında verilen uzun bir ara sonrası tekrar gerçek kazılara 1927 yılında devam edilmiştir. 1927 yılından 1958 yılına kadar yapılan düzenli ve organize kazılar için Amedeo Maiuri adını anmadan geçemeyiz. Gerçek bir Arkeolog ve Ercolano aşığı olan Maiuri şehrin bugün sahip olduğu çehreye ulaşmasında en önemli kişidir. 1961 yılında başka bölgeler de kazılmaya başlandı Ana Cadde (Decumanis Maximus) VI. Yerleşim Bloku ile sahil kazıları (tekneler ve 300 kadar üst üste sıkışmış ve o şekilde ölmüş insan kemikleri) bu dönem ile son yirmi yıllık kazılara aittir.
Doğal olarak ve genelde ne kadar ilk turistik ziyaretler hep daha ünlü olan Pompei’e yapılsa da daha küçük ama daha heyecan verici Ercolano ziyaretleri unutulmazdır. Bunun ana sebebi de insanların hissettiği bilinmezlik duygusudur. Daha o kadar çok toprak altındadır ki, bunu hissetmek bile bambaşka bir duygudur.
Gözle görülen 16 m. lav tabakasının halen orada durması hatta hatta üzerine bir şehrin kurulmuş olması ve insanların başka bir şehrin üzerinde yaşıyor olmalarını görmek/bilmek bile bambaşka bir duygudur ve Pompei ile doğal olarak kıyas edilemeyecek kadar heyecan vericidir.
Bu ören yeri bize gösterdiği ve yaklaşık 2000 yıllık organik buluntular değil (bitkiler, kumaşlar, mobilyalar ve ahşap binaların yapısı) onların yanında 1982 yılında antik kıyı şeridinin keşfi ile zamanın tekneleri, tekne yapım teknikleri ama her şeyden önce evlerin üst katları, insanların yaşam şekilleri, stilleri konusunda da net bir resim ortaya koyarken mekânsal koşullar ve inşaat teknikleri konusunda da arkeolog ve bilim adamlarına net bilgiler vermiştirler.
https://maps.app.goo.gl/JHie93cy6Aed5Vi2A

























