İtalya bize her (beklenmedik) köşesinde bize süprizler hazırlayan bir ülke olarak hatıralardan silinmeycektir. Sevgili takipçilerime bu yazımda Roma Yahudi Ghettosunun bir köşesinde bulunan ilginç bir çeşmeden bahsetmek istiyorum.
Kaplumbağlar Çeşmesi (Fontana delle Tartarughe), Roma’daki Piazza Mattei’de bulunan bir süs çeşmesidir. 1580-88 arası Giacomo della Porta ve Taddeo Landini tarafından inşa edilmiş & 1658-59 arası Gian Lorenzo Bernini ve Andrea Sacchi tarafından tamamlanmış olup, şehirde bulunan en değerli Barok eser & bir şaheser olarak kabul edilir.
Çeşme, Roma’nın tarihi merkezindeki Rione Sant’Angelo’da küçük bir meydan olan Piazza Mattei’de yer almaktadır. Bu meydan, asil Mattei ailesine ait olan meydanı kısmen çevreleyen Palazzo Mattei di Giove, Palazzo Mattei-Paganica ve Palazzo Mattei-Caetani Malikhaneleri ile Insula Mattei’ye yani Mattei Adacığına/Bölgesine aittir.
Zamanında şehre su getirmesi için Roma’lılar tarafından yapılmış Acqua Vergine su kemeri tarafından beslenen Kaplumbağa Çeşmesi, aslında yakındaki Yahudi Meydanı (Piazza Giudea) için bir pazar meydanı ve pazarın ortasında bir çeşme olarak tasarlanmıştı. Ancak Muzio Mattei’nin baskısıyla inşaat pek fonsiyonel olmasa da sarayının önündeki meydanda inşa edildi. Karşılığında aile, meydanın döşemelerini ve kuyunun temiz tutulmasını üstlendiler.
Çeşmenin inşaatı, Giacomo della Porta’nın tasarımına göre 1580 yılında başladı. Çalışma, başlangıçta mermer olarak tasarlandı ancak daha sonra bronz olarak uygulanan dört Ephebus ve sekiz yunus yaratacak olan heykeltıraş Taddeo Landini tarafından gerçekleştirildi.
Peki Ephebus nedir/kimdir?
Ephebus, antik çağda kadının/annenin otoritesinden çıkmaya hak kazanmış genç erkek ya da yetişkinlik çağına varmış erkekler için kullanılan Antik Yunanca bir sözcüktür. Antik dünyada 18-20 yaş arası olan yetişkin erkeklerden iki yıllık askerlik görevini de yerine getirmeleri beklenirdi. Ancak, vatandaşlık hakkına sahip olmayanlar Ephebus unvanını alamaz ve askerlik görevini yerine getirmesi beklenemezdi.
Çeşme 1588 yılında tamamlandı. Yunuslardan dördü, su basıncının olmaması çeşmenin istenen yüksekliğe ulaşmasına izin vermediği için çalıştırılmadı. Kullanılamayan yunuslar, Campo de’Fiori’ye yerleştirilen ve daha sonra Chiesa Nuova’nın önüne taşınan Fontana della Terrina için kullanıldı.
Çeşmeye adını veren ve Ephebusların su içmesine yardımcı olmak için üstteki şadırvana iter gibi görünen kaplumbağalar, 1658-9 yıllarında gerçekleşen restorasyon sırasında Papa VII. Gian Lorenzo Bernini veya Andrea Sacchi’ye atfedilirler. Dört kitabe bu restorasyon hakkındadır.
Eser Afrika mermerinden yuvarlak bir çeşme çanağını destekleyen, ortasında dört deniz kabuğu bulunan bir portasanta mermer tabanını gizleyen, kenarları yuvarlatılmış kare bir leğenden oluşur.
Ağız kenarının altında şadırvana su fışkırtan başlar yer almaktadır. Bu mimari yapıya iliştirilmiş heykeller, birbirinin aynısı, simetrik bir pozda, yunusların her birine bir ayak basmış ve bir eliyle kuyruğunu tutarken diğer kolunu üst çanağa doğru kaldırmış pozisyondadırlar. Yunusların ağızlarından sular kabuklarda toplanır.
Çeşme, heykellerde sık sık temizlik gerektiren kireç birikintilerini önlemek için bir su arıtma sistemi ile donatılmıştır. 1979’da kaplumbağalardan biri çalınmıştır. Bu olay sonrası kalan üçü daha sonra kopyalarla değiştirildi. 2003 yılında su arıtma sistemi yenilendi. 2005-6 yıllarında mermer ve bronzlar parçalar restore edilmiştir. 2012 yılında 38.000 Euro’ya mal olan bir başka yenileme çalışması da yapılmıştır.
1954-55 yıllarında Kaplumbağa Çeşmesi’nin aslına sadık kalınan bir kopyası, San Francisco’daki Huntington Park’ta bulunuyor.
Efsane
Popüler bir efsaneye göre, sarayı çeşmenin bulunduğu meydanın sınırında bulunan Dük Mattei, bu konuda ciddi şüpheleri olan müstakbel kayınpederini etkilemek için çeşmeyi bir günde yaptırmıştır. Ertesi gün nişanlısı ve babasını gelip eseri hayranlıkla seyretmeleri için pencereden dışarı bakmalarını sağlamıştır. Daha sonra, kimsenin aynı manzarayı tekrar seyretmemesi için, genç dük pencereyi bugün hala görülebildiği gibi duvarla kapattırmıştır.
Bununla birlikte, bu hikayenin gerçekliği şüphelidir çünkü çeşme 1585 ile 1588 yılları arasında inşa edildi, ancak saray 1616’ya kadar inşa edilmemişti.
https://maps.app.goo.gl/RJkvx4PJpmpgtS6Y7










